Top Ad unit 728 × 90

Anadolu'nun Kapısını Türklere Açan Büyük Türk Savaşçısı Malazgirt Fatihi Sultan Alparslan

A

Sultan Alparslan (1029-1072) Malazgirt savaşının fatihi olmakla birlikte, günümüz Türkiye' sindeki Anadolu topraklarına, Türklerin yerleşmesini sağlayan Büyük Selçuklu Devletinin ikinci sultanıdır.
Selçuklu imparatorluğu' nun tarihte kazandığı en büyük yerlerden biri Anadolu' nun fethedilmesi ve bunun neticesinde buranın Türk vatanı haline gelmesidir. Bu süreçte en önemli etken Malazgirt savaşı ve bu savaşta İslam ordusunun başında bulunan ve savaşı başarıyla sonuçlandıran sultan Alparslan'ın askeri yeteneği olmuştur.

Selçuklu,  Gazneli devletinin egemenliği altında bulunan Horasan' ı ele geçirerek bu bölgeye yerleşir. Bir devlet kurmalarını sağlayan (1040) Dandanakan savaşından sonraki yıllarda, Selçuklu devleti genişleme ve yayılma açısından gözlerini batıya dikmişler. 1044 yılından itibaren Anadolu'ya yerleşen Selçuklular, Bizans'ta baş gösteren iç karışıklıklardan da istifade ederek, doğu Anadolu'da etkili olmaya başlamıştır. O dönemde tahtta bulunan Konstantin Dukas, Selçuklu akınlarını önlemeye çalışsa da başarılı olamamıştır. Türkler bu bölgeye akınlar yapmakta, fakat Anadolu' yu fethetmek Alparslan'a kısmet olacaktır.
Alparslan, amcası Tuğrul beyin ölümünün ardından askeri konulardaki üstünlüğü, çabukluğu, azmi ve enerjisi sayesinde kısa zamanda diğer adaylar arasından ayrılarak Selçuklu sultanı olmayı başaracaktır. Sultan Alparslan tahta geçtiğinde ilk işi Rum gazasında devam etmek olacaktı.
Horasan Valisi Çağrı Beyin oğlu ve Selçuklu Sultanı Tuğrul Beyin yeğeni olan Sultan Alparslan , Gazne hükümdarına karşı 1044 yılında kazandığı büyük zaferde askeri hünerlerini sergilemiş, babasının yönlendirmesiyle birtakım şehirlerin yönetimini devralmıştır. Bu bölgelerde bir nevi yöneticilik yapmış, ardından Çağrı bey'in ölümüyle Horasan Selçuklu devleti'nin başına geçmiştir. Ardından Tuğrul bey de vefat edince adaylar arasından kendini sıyırıp Selçuklu tahtına geçti.
Alpaslan ilk etapta dağınık bir şekilde ki Selçuklu güçlerini bir bayrak altında toplama girişimiyle, doğu ve batı Selçukluları tek bir çatı altında birleştirmiş, dönemin halifesi tarafından bütün camilerde adına hutbe okunmuştur. Bu sayede siyasi liderliğini de arkasına almış Rumlara karşı hazırlıklara başlamıştır.
İlk etapta Ermenistan  ve Gürcistan civarında Selçuklu toprak kazandıran Alpaslan ardından Bizans'ın en korunaklı mevzilerinden sınır şehri Ani'yi kuşattı.Etrafını çeviren surları ağaçtan burçlar, mancınıklar ve okçularla geçen Selçuklu sultanı 1064 de şehri hakimiyeti altına almıştı.Durmadı kılıcını Tiflis'e sallamış, akıncılarda Anadolu içlerine akınlar yapıyordu.Bunların arasından özellikle Afşin bey Bizans'ın canını sıkmaya başlamıştı.Afşin bey Kayseri'ye kadar ilerlemişti.
Öte yandan Bizans'ta yönetim değişmiş Anadolu'yu kurtarmak için Romen Diyojen gibi kudretli bir komutanı imparatorluk makamına çıkarmışlardı.Aynı dönemde şii-Fatimi devletinin islam ülkelerinde Abbasilere tehdid oluşturduğuna kanat getiren Alpaslan, Suriye üzerinden Mısır seferine çıkmıştır.Alparslan'ın bu girişimi Roma Bizans imparatoru Diyojen'in fazlasıyla rahatsız etmişti.Müslümanlar durdurulmalıydı ona göre....
Diyojen Sultan Alparslanla yüzleşmek üzere Norman, Gürcü, Abaza, Ermeni ve Peçenekli Oğuz Türklerinden oluşan (İslam dinini kabul etmeyen türklerdir)200 bin kişilik ordusuyla 13 mart 1071 de İstanbul'dan Anadolu'ya doğru ilerlemeye başladı.Sultan Alparslan 10 bin kişilik kuvvetiyle Malazgirt'e doğru yola çıkmış, yol üzerinde diğer kuvvetlerin katılımıyla Selçukluların ordusundaki asker sayısı 40 bini aşmıştı.
25 Ağustos 1071 günü taraftar savaş düzeni almıştı.Alparslan Malazgirt de birkaç bölüğü muhtelif emir ve komutanların kumandasında pusulara yerleştirmiş, kendisi de bizzat merkezde pozisyon almıştır.Selçuklu ordusu sürekli olarak tekbir getirip boru ve davul çalıp haykırarak  bizans askerlerini moral bakımından çökertme çalışıyordu. Buna karşılık Bizans tarafından de çıkan sesler duyulmaya başlandı.Alparslan, beyazggiyinmiş ti. Burada savaşarak ölürsem kefenim olsun diyen alpaslan 26 ağustos cuma sabahı maiyetindeki tüm kumandanları toplayarak savaştan muzaffer bir sultan olarak çıkmak için dua etti.Askerlerin şöyle seslendi "ben muhtesip her  komutan gibi sabırla kendini tehlikeye atan kimselerin yaptıkları gibi gazilerin başında savaşacağım eğer Allah seni başarıya ulaştırırsa bu sabır güzel bir sonuç olacaktır.Eğer bu durum bunun aksi olursa oğlum Melikşah'ı dinlemenizi ve ona itaat etmenizi yerime onu geçirmenizi size vasiyet ediyorum " demiştir.
Ilk saldırıya geçen Selçuklular oldu.Türkler Allah Allah naralar ve tekbirle kös ve boru sesi eşliğinde cenk ediyor, düşmanı kışkırtıyorlardı.Alparslan'ın askeri deh:asıyla uyguladıkları ile taktik sayesinde sahte atak ve ardından geri çekilip düşmanın ilerlemesi izin veriyor, sayıca az olmalarınan kaynaklanan dezavantajı bu şekilde gideriyorlardı. Alpaslan askerlerini direk Bizans'ın karşısına çıkartmıyor, Selçuklular geri çekilirken şiddetli ok atışları ile düşmanı alt ediyorlardı.Bu esnada bizans ordusunun sağ kanadında bulunan Ural sol kanadındaki Peçenekler toptan kaçarak islam ordusuna kaçarak katılmışlardı.Bu hadise Bizans ordusunda karşılıklığa sebep oldu.Bu durumda Bizans'a geri çekilme emri verildi.Tam o anda sultan Alparslan, bizans ordusunun tam yenebilecek bir cephede daha yaklaşmış olduğunu görünce hücum emri verdi.Pusu da bekleyen askerler çıkarak muhtelif noktalardan gedikler açıp düşmanı birbirinden ayırırıp bütün bizans karargâhı zaptedildi.Bizans hatları yerinden oynatılmış ilk kuşatılan hat bizzat imparatorun kumanda ettiği merkez hattı olmuştur.Böylece tamamı tecrit edilmiş olan  kuvvetlerinden de mahrum kalan imparator esir düşünceye kadar elinde kılıç çarpışmaya devam etmiştir.Uzun tarihi boyunca ilk defa bir bizans imparatoru müslüman bir hükümdarın eline esir düşmüştür.Bu şerefe Selçuklu Türklerinin ve onun kahraman hükümdarı Alparslan'a nasip olmuştur.
Malazgirtin ardından sultan Alparslan'ın hakimiyeti Anadolu'nun batısına doğru yayıldı.Ama asıl niyeti atalarının geldiği topraklar Türkistan üzerinde yürümekti.Türkleri tek bir bayrak altında toplamak ve 1072 de kalabalık bir orduyla Kafkaslara ulaşmaya doğru ilerlemeye başladı.Buhara'ya yaklaşmış Amuderya nehri üzerinde Hane kalesini seçmişti.Kalede sapık bir inancın propagandası yapan Yusuf el Harezminin hakimiyetindeydi.Harezmi fazla dayanamayarak teslim olmuştur ve sultanın huzuruna çıkarıldığında Alpaslan kendisini idam edeceğini söyleyince çılgına dönen Harezmi hançerini davrandı.Sultan'ın korumaları hamle edecekken sultan'ın işaretiyle kenara çekildiler.Devrinin en iyi okçularından biri olarak bilinen Alparslan yayını çekse de ayağa kayınca ok sıyırmış, bunu fırsat bilen Harezmi hançeri sultan'ın göğsüne sokmuştu.Korumalar hemen Harezmi'yi öldürseler de Sultan ağır yaralanmaktan kurtulamamıştır.Olaydan 4 gün sonra 25 kasım 1072 de henüz 42 yaşındayken hayata veda etti Alparslan. kelime i şahadet getirip vefat etmeden önceki son sözleri "Düşmanların üzerine yürürken Allah'a sığınır ondan yardım isterim dün bir tepenin üzerinde orduma baktığımda onların haşmetinden üzerinde durduğum tepe sallanıyor gibi geldi dünyanın hükümdarı olduğumu düşünüp yenilmez olduğum düşüncesi aklımdan geçti işte buna karşın cenabı Allah da beni aciz bir kuluyla cezalandırdı" kendine olan aşırı güveni dediği gibi sonunu hazırlamıştır.
Sultan Alparslan ölümünün ardından Tahran yakınlarına defnedildi.
Alpaslan'ın zaferi Anadolu'daki güç dengesini Selçuklu Türkler ve müslümanlardan yana basacak şekilde değiştirmiştir Alpaslan.Bizans'ın sonunu hazırlayan başlatan isim olmuştur.Yenilmez armada gibi görünen Bizans'ın Malazgirt zaferiyle Türklerin Anadoluya yayılışının sinyallerini vermeye başlamış ve Bizansın yenilebilir olduğunu göstermiştir.
Selçuklu sultanı Alparslan, sadece askeri alanda büyük işler yapmakla kalmamış aynı zamanda medreseler kurarak bilim adamlarına kol kanat germek, imar ve sulama tesisleri yaptırmak suretiyle Anadolu'da yerleşik düzene geçirilmesindeki rolü oynamıştır.
Imam-ı Azam'ın türbesini, Harzem camii'ni Şadiye kalesi gibi pek çok eser inşa ettirmiştir.Türkmenistan eski devlet başkanı Niyazov'un talimatı ve 2002 den itibaren Türkmen takvimine göre Ağustos ayı Alparslan olarak isimlendirilen başlandı.
Anadolu'nun Kapısını Türklere Açan Büyük Türk Savaşçısı Malazgirt Fatihi Sultan Alparslan Reviewed by Tarihi Gerçekler Ve Komplo Teorileri on 08:28 Rating: 5
loading...

7 yorum:

  1. Yavuz Bahadıroğlu'nun Alparslan adlı kitabını okumuş ve çok beğenmiştim. Alparslan en büyük türk savaşçılarından biri. Özellikle savaş taktikleri beni benden almıştı. Makale için teşekkürler hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizde Çok sağolun güzel yorumunuz için aynen Bende ilk okuduğumdan itibaren gerek Sultan Alparslan'ın kişiliği, insanlığı, imanı ve yaşamına hayran oldum biliyormusunuz bilmem ama Sultanın savaş taktikleri bugün askeri akademilerde ders olarak okutulmaktadır

      Sil
  2. Bizim var Oluş Sebebimiz Allah Hepsinden Razı Olsun başka ne denirki

    YanıtlaSil
  3. Aynen öyle bu zafer bizi bu günlere getirmiştir

    YanıtlaSil
  4. Bizi biz yapan bir zafer. Tarih derslerinde vazgecilmez bir konudur ayrica

    YanıtlaSil
  5. bu zafer gerçekten var oluş sebebimiz. ayrıca bir çok kitap okumuştum bu konu hakkında.

    YanıtlaSil
  6. çok güzel bir yazı olmuş anadoluya adım atışımızla ilgili. Alparslan ve ordularının savaşı

    YanıtlaSil

Tüm Hakları Saklıdır Tarihi Gerçekler Ve Komplo Teorileri © 2014 - 2015
Bu Site Gitar Öğrencisi Tarafından Desteklenmektedir.

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Tarihi Gerçekler Ve Komplo Teorileri. Blogger tarafından desteklenmektedir.