Top Ad unit 728 × 90

Osmanlı'da Derin Devlet Teşkilât-ı Mahsusa

Osmanlı'da Derin Devlet Teşkilât-ı Mahsusa

Birinci Dünya savaşının başlamasına yakın ortalığın kızıştığı bir dönemde seferberliğinin ilan edildiği 11 kasım 1913 gecesi İttihat ve Terakki teşkilatı'nın genel merkezi'nde tarihi bir toplantı vardı.Üyeleri toplantıda Enver Paşa'nın önerisi ile Teşkilat ı Mahsusa'nın temelleri atılacaktı.Alınan kararda ister savaşa katılalım ister katılmayalım ordularımızın ileride düşman topraklarındaki hareketlerini kolaylaştırmak için bir Teşkilat ı Mahsusa kurulmalıdır.Bu teşkilat sayesinde ordu hızlandırılacak, çeteler ile savaş sırasında düşman topraklarına girilecek, düşman hareketi ve sayısı hakkında ordunuza gerekli bilgiyi ve istihbarat sağlayacaklardır.

loading...
Teşkilatı mahsusa yaptıklarıyla en zor şartlarda bile imza attığı inanılmaz eylemlerle önemli işlere mührünü vuran bir örgüttür.Öyle ki dünyanın en gizli teşkilatlarından biridir.Hücre sistemi ile çalışmıştır ve bu hücreleri günümüzde dahi belirlenememiştir.
Kuruluş tarihi tam resmi olarak bilinmese de çalışmaları ile ilgili kaynakların ortak görüşü, Teşkilat-ı ı mahsusa Enver paşa'nın ve mesai arkadaşı binbaşı Süleyman Askeri nin yönettiği ve İttihat Terakki genel merkezinin batı Trakya ilgili ile ilgili kararlarını uygulamakta görevli bir örgütün büyük gelişmesiyle oluşmuştur. Kuşçubaşı Selim sami bey Eşref kardeşler çerkez Reşit, Husrev Bestami gibi isimlerin aktif olarak çalıştığı teşkilat, yakın tarihimizin en başta gelen gizemli bir örgütüdür.

Teşkilatının kuruluş amacı şudur.Bütün müslüman alemine bir bayrak altında toplamak.Yani islam birliğini gerçekleştirmek.Bunun yanında bütün Türk dünyasının siyasi birliği kavuşturmak yani turan ülküsünü gerçek kılmaktır.Türkçülüğün doğduğu Ziya Gökalp, teşkilatın fikirlerinden esinlenmiş, Teşkilat-ı Mahsusa Osmanlı coğrafyasında geniş bir yelpazeye yayılmış, büyük bir ümit kaynağı olmuştur.
Teşkilat-ı Mahsusa başlangıçta oldukça iyi işler yapmış ama Arap isyanları ve İngiliz altınları, zamanla bütün dengeleri değiştirmiştir.Balkanlarda ve Osmanlı'nın değişik yörelerinde İttihat ve Terakki'nin fedakar subaylar sayesinde ayaklanmalar çıkmış itilaf devletleri oldukça uğraşmıştır.
Teşkilat-ı Mahsusa nın birinci dünya savaşındaki operasyonları Osmanlı nın savaşa girmesine resmiyet kazandıran Graben ve Breslav isimli alman savaş gemilerinin Osmanlı himayesine alma operasyonu Rusya'da Sivastopol ve Odessa limanlarının top ateşine tutup iki rus gemisi batırılırken Teşkilât-ı Mahsusa elemanlarını Erzurum'a Trabzon'a göndermiş, cezaevlerinden salınan mahkumlar ve Gürcü sabotajcılar Arhavi'den sızmışlar ve sabotajlara başlamışlardır.O sırada harekat dairesi şefi olan Ali Ihsan paşa'ya göre bu iş için ayrılan ödenek 300 bin lira gibi büyük bir miktardı.
Teşkilatın şu an en çok eleştiri konusu olmuş işi, Ermeni tehciri sayılabilir.Ermeni tehçirinde edindiği rolle bugün daha hâlâ eleştiriler sümekte ve Tevfik paşanın suikaste giden yolu açmıştır.2 aralık 1918 de meclis i mebusan da konuşma yapan Mahmutpaşa, ülkemizde Ermeni, Rum gibi gayrimüslim halka yürütülen zulüm ve cinayet birtakım araçları ile çeteler denilen teşkilat ı mahsusa icra edilmiştir diye bir konuşma yapmıştır.Ancak konunun uzmanlarından Tarık Zafer Tunaya göre dış Teşkilat-ı Mahsusa bu suçlardan muaf tutarak, iç örgütte eşkıya zihniyeti taşıyan içlerinde mahkumların katillerin bulunduğu gönüllüler ve çeteleri kabul ederken bunun nedenlerinden birini de savaş zamanında cezaevinden çıkarılan hırsızlar ve katillerden oluşan birliklerin Kafkasya'da bir haftalık eğitimden sonra gönderildiği ve bunların birtakım karışıklıklara sebep oldudur.
Teşkilât-ı Mahsusa'nın Birinci Dünya savaşındaki başarıları ve çalışmaları şöyle sıralanabilir.Kut'ül Ammare zaferinde Irak cephesinde İngilizler Basra'yı ele geçirince teşkilatının ilk reisi Süleyman Askeri kürt ve arap aşiretlerden derlenmiş bir çete ile İngilizlere karşı vurkaç saldırıları düzenlemiş ve burada petrol tesislerini yaktırmıştır.Ayrıca Kut ül Amare de ki zafer de teşkilatın üyeleri savaşta tarafsız olan İran'dan Afganistan'a girerek buradaki yerel kuvvetlerden oluşan birliklerle İngilizleri arkadan vurmayı dememiştir.

Teşkilat, kanal harekatlarında ikmal merkezi oluşturan teşkilatının ikmal merkezleri oluşturması için yerel güçlerden 3000 kadar kişi silahlandırmaları başarı sayılabilir.Ancak teşkilatının İngilizlere karşı yerel halkın ayaklanmaması ve halkı örgütleyememesi düşünülünce başarısızlık sayıldı.Bu elbette çok zor bir görevdi.Kuşçubaşı Eşref'in itiraf ettiği gibi teşkilât, İngilizlerin müslümanları yönetme kapasitesini küçümsemiş ve bedevilerin dini bağlantılarını ve sadakat duygularını ise aşırı abartmıştır.
Sonuç olarak teşkilatı mahsusa bugün Mit'in yaptığı gibi bir yandan iktidar blogu arasındaki güç mücadelesinde yer almaya çalışan, bir yandan dış politikada büyük işlere kalkışan, resmi tarihçiler tarafından üzerindeki gizem perdesi hala tam olarak kaldırılmamış gizli bir örgüttür.
Osmanlı'da Derin Devlet Teşkilât-ı Mahsusa Reviewed by Tarihi Gerçekler Ve Komplo Teorileri on 11:17 Rating: 5
loading...

2 yorum:

  1. Bu tarz istihbarat teşikalatlarının sürekli gizemini koruması, işini iyi yaptıgının göstegesidir bence.

    YanıtlaSil
  2. böyle bir teşkilat hala var mı bilmiyorum ama ilk defa duydum simini. hiç bilmiyordum

    YanıtlaSil

Tüm Hakları Saklıdır Tarihi Gerçekler Ve Komplo Teorileri © 2014 - 2015
Bu Site Gitar Öğrencisi Tarafından Desteklenmektedir.

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Tarihi Gerçekler Ve Komplo Teorileri. Blogger tarafından desteklenmektedir.