Top Ad unit 728 × 90

Yavuz Sultan Selim Küpe Takıyor muydu


Yavuz Sultan Selim bilindiği üzere tarihimizin en önemli hükümdarlarından biri olup, babası 2. Beyazıt , dedesi Fatih Sultan Mehmet'tir. Yavuz Sultan Selim'in oğlu Kanuni Sultan Süleyman olup Osmanlı Devleti'nin en önemli padişahları arasındadır.

Yavuz Sultan Selim bilindiği üzere Osmanlı İmparatorluğu'nda doğuya önemli seferler yapmış ve girdiği Ridaniye Savaşı'yla Memlüklüler yenerek hilafeti Osmanlı imparatorluğuna geçirmiştir. Mısır fethi ve özellikleri İran'ın ile yaptığı savaşlar, kazandığı zaferlerle Osmanlı İmparatorluğu'nun sınırlarını genişletirken, tarihe altın harflerle adını yazdırmıştır.

Ancak Yavuz Sultan Selim hakkında yanlış bilinen bir olay var ki gerçekten büyük bir tarihi talihsizliktir. Tarih kitaplarında Yavuz Sultan Selim küpeli olarak resmedilmiştir. Hatta Topkapı Sarayı'nda da bu şekilde Yavuz Sultan Selime ait olduğu öne sürülen bir tablo asılıdır.

Peki Yavuz Sultan Selim Gerçekten Küpe Takmış mıdır

Yavuz Sultan Selim küpe taktığına dair tarihi kaynaklarda en ufak bir bahis bulunmamaktadır. Yavuz Sultan Selim hakkında önemli ve uzun bir eser olan hayatını anlatan Selimnağme isimli kitapta Sultan'ın küpe tahtına dair herhangi bir yazıya rastlanılmamıştır. Ayrıca 16 yüzyıl ve Daha sonrasında çizilen Yavuz Sultan Selim'in yer aldığı minyatürlerde de hiçbir şekilde Yavuz Sultan Selim'in küpe taktığını dair bir iz yer almaz.

Peki nereden çıktı bu küpe bahsi dersek  Yavuz Sultan Selim ile ilgili ideolojik bakışlara bir göz atmak gerekir.

Yavuz Sultan Selim şehzadeliğini Trabzon bölgesinde yapmış ve burada Gürcülerle savaşmış, Kafkasya bölgesinde topraklar ve hakimiyet elde etmiştir. Bir Şehzade den beklenmeyecek derecede önemli vazifeler yapan Yavuz Sultan Selim babasına yani 2. Beyazıt'a sürekli doğrudan gelebilecek tehlikeler hakkında bilgiler sunmuştur.

Ancak babasının Yavuz Sultan Selim'in uyarılarını pek dinlememesi ve Yavuz'un aksine daha sakin bir yapısı sebebiyle Yavuz Sultan Selim kendisini çok seven yeniçerilerin de desteğini alarak Babasına karşı isyan etmiş ve tahtı ele geçirmiştir.
Ardından Yavuz Sultan Selim doğuda Şii Safavi devletiyle yani İran hükümdarı Şah İsmail ile yoğun bir mücadeleye girmiş, Şah İsmail üzerine seferi çıkmıyor sefere çıkmış ve Çaldıran savaşında onu mağlup etmiştir.(1514)

Şah İsmail ve Yavuz Sultan Selim arasında kıyasıya bir rekabet yaşanmış, savaşın dışında mektuplaşma şeklinde atışmaları olmuştur. Bu sebepten Şah İsmail ve Yavuz arasında birbirlerine hakaretler içeren mektuplaşma trafiği yaşanmıştır. Daha sonradan Bu mektuplar kitaplaştırılmış ve tarih sayfalarında yerini almıştır. Bu mektuplarda Şah İsmail , Yavuz Sultan Selim için akla hayale gelmeyecek iftiralarda bulunmuş ve bu sebepten İran tarihinde Yavuz Sultan Selim oldukça kötü bir kişilik olarak geçmiştir. Şah İsmail , Yavuz Sultan Selim'i oğlancılıkla suçlamış ve bu suçlamaları Osmanlı düşmanı olan batıda karşılık bulmuştur. Batılı kaynaklarda yine aynı şekilde despotluk, oğlancılık ve katliamlar ile Yavuz Sultan Selim'i tanımlama yoluna gitmişlerdir.

Yavuz Sultan Selim batıya sefere çıkacak kadar ömrü uzun olmamıştır. Kendisi şirpençe adı verilen bir çıbandan dolayı hayatını kaybetmiştir. Bazı tarihçiler çıbanın çıkmasına sebep olarak babasının ona ettiği bedduayı sebep göstermişlerdir.

Yavuz Sultan Selim'in ömrüm yetseydi batıya doğru, Balkanlar ve İtalya üzerine sefere çıkacağı konusunda çoğu tarihçi hemfikirdir. Bu sebepten batı dünyası Şah İsmail ve Memlükler den sonra Sıra bize gelecek düşüncesiyle çekinerek, onun hakkında karalama kampanyasına devam etmişler, kaynak olarak da Şah İsmail'i görmüşlerdir. Yavuz Sultan Selim'in başarıları özellikle batı dünyası ve İran'da kabul görmüş ve hakkında olumsuz  söylentiler çıkmasının sebep olmuştur.

Yavuz Sultan Selim hakkında yapılan bu olumsuz karalama kampanyalarının bir de küpe de resmini yapılmasıdır. Hatta bu küpeler Esin hakkında rivayetler dahi uydurulmuştur.

Bunlardan biri Yavuz Sultan Selim'in Mısırı fethettikten sonra kölelerin küpe taktığını görür ve buna ne anlama geldiğini sorar. Biz köle olduğumuz için kulağınıza küpe takıyoruz cevabı alınca ben de Allah'ın hizmetkârıyım der ve o da bu tarihten sonra kulağına küpe takar. Birinci rivayet bu yönde olup ikinci rivayet ise, Yavuz Sultan Selim Şehzade iken kılık değiştirir ve Tebriz'e gider. Burada Şah İsmail'i satrançta Yener. Yenilgiyi hazmedemeyen Şah İsmail , Yavuz Sultan Selime bir tokat atar ve Yavuz'da  bu Tokat kulağıma küpe olsun diyerek küpe takmaya başlar.

Bu rivayetlere Bir de küpeli portre eklenince Yavuz Sultan Selim'in küpe taktığını dair inanç Tarih kitaplarında dahi yerini almıştır. Büyük ihtimal batılı kaynakların resmettiği (Yavuz Sultan Selim'in toplam 27 adet resim ve minyatürünün bulunduğu, bunlardan sadece birinin Avrupalı bir ressam tarafından yapıldığı ve bu portrenin küpeli çizildiği söylenmektedir)

Küpeli Yavuz Sultan Selim portresinin Aslında Yavuz Sultan Selim değil, Şah İsmail'e ait olduğu konusunda çoğu tarihçi Fikir Birliği yapmıştır.
Yavuz Sultan Selim'in Tartışmalı
Küpeli Resmedilen Portresi
Yavuz Sultan Selim'in tartışmalı resminin aslında Şah İsmail'e ait olduğum konusunda ilk yorum eski bir gazeteci Nihat Uzel tarafından 25 sene kadar önce ortaya atılmıştır.

Uzel'e göre Yavuz Sultan Selim'in küpeli yer aldığı portre ona ait olmayıp, Pala Bıyıklı ve küpeli resmedilen bu portre, Şah İsmail'e yani Yavuz Sultan Selim'in Can düşmanına aittir.

Nedeniyse Şah İsmail'in inancı gereği küpe takmasıdır. Şii olan Şah İsmail Hayderi Kalenderi isimli bir tarikata bağlıydı. Bu tarikatta gelenek olarak kendini dünyadan soyutlayan Dervişler, kulağına küpe takar ve bu şekilde diyar diyar dolaşırlardı. Bu küpeye Mengüç adı verilirdi. Şah İsmail de bağlı olduğu tarikatın gereği olarak kulağına küpe taktığı ve bu portrenin aslında Şah İsmail'e ait olduğu söylenmektedir. Ayrıca Şah İsmail öz be öz Türk olup yazdığı ünlü şiirleri Türkçe olarak kaleme almıştır.

Yani Yavuz Sultan Selim'in Aslında küpe taktığı şeklinde bir söylenti, Ondan sonra ki gelen bazı tarihçiler tarafından ortaya atılmış Yavuz'un ölümünden çok sonra  yapılmış portre ile bazı efsanelerde uydurularak hükümdarın kulağına küpe oturtularak tarih sayfalarına suni olarak geçirilmiştir. İşin özeti Yavuz Sultan Selim batılıların karalama kampanyasına maruz kalmış ve bu yanlış tarihi bilgi , bizim tarihçilerimiz tarafından, efsaneler ile desteklenerek ne yazık ki kabul görmüştür.

Aslında erkeklerin kulağına küpe takması eski Türklerde bir gelenek olduğu bilinmektedir. Eski Türkler ve Oğuzlar konusunda önemli eserler kaleme almış olan Profesör Doktor Faruk Sümer , 1954'te küpe takma adetine dair bir makale yayınlamış ve bu makalede Dede Korkut'un eserlerinde Oğuz beylerinin Altın küpeler taktıklarından bahsedildiğini yazmıştır.

Çin kaynaklarında da Kırgız Türklerinin kulaklarına halka taktıklarını geçtiğini söylemiştir.

Hatta Osmanlı tarihçilerinden Müneccimbaşı Ahmet Dedenin ünlü Osmanlı hükümdarı Yıldırım Beyazıt'ı yenen Timur'un kulaklarında kıymetli incilerden küpeler olduğunu söylemiş, Karakoyunlu Hükümdarı Kara Yusuf'un da altın küpeler taktığı bilinmektedir.

Erkeklerin kulaklarına küpe takması Türkmenlerde de adet olduğu bilinmektedir. Hatta Fatih Sultan Mehmet ve Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan arasında 1473 yılında yapılan Otlukbeli Savaşı'nın ardından, Fatih Sultan Mehmet savaşın ardından cesetlerde dolu Savaş meydanını gezerken bir cahil Derviş'in bıçakla ellerini arasında gezdiğini görür ve yaptığını sorduğunda Derviş, Türkmen uluların kulaklarında küpelerin toplamaktayım cevabı vermiş ve ardından Fatih'in gülümseyerek işine devam et dediği geçmektedir.

İnancımıza gören erkeklerin küpe takması caiz görülmemiş ve çoğu İslam alimine göre haramdır.
d
Yavuz Sultan Selim Orjinal Minyatür

Eski Türklerde İslamiyet öncesi dönemlerde küpe takma geleneği bulunsa da İslamiyet sonrasında kaybolmuş, bu durum Yavuz Sultan Selim'in küpe taktığı dair bir delil olarak kabul edilemez durumdadır.

Yavuz Sultan Selim katı bir katı ve sert bir mizacı olup, Osmanlı tarihinde oldukça büyük faydaları olan, zamanının çok ötesinde bir padişahtır. Devlet hazinesinin hiçbir zaman boş kalmasını istemeyen, oldukça iktisatlı bir hükümdar olup , girdiği savaşları sürekli kazanarak askeri açıdan ne kadar büyük bir Deha olduğunu da kanıtlamıştır. Kendisinden önceki dönemde Durdurulamaz denilen Moğolları yenen Memlükleri, ustaca ateşli silahları kullandıkları halde ve saha avantajını kendilerinde olmasına rağmen Koca Osmanlı ordusunu 13 günde Sina çölünden geçilerek Mısır'ı fethetmiş ve bu sayede Osmanlı topraklarını hem genişletmiş hem de Ortadoğu'ya asırlar süren bir Barış getirmiştir. Yavuz Sultan Selim özellikle Ortadoğu'nun tarihi açısından önemli bir hükümdar olmuştur.

Osmanlı İmparatorluğu'nun Yavuz Sultan Selim ile Mısır ve ortadoğu bölgesini almasıyla sürekli karışık olan bölgeye huzur gelmiş ve bu refah düzeni 1. Dünya Savaşına kadar sürmüştür. Zaten Birinci Dünya Savaşı'ndan günümüze olan kısmı ve İngiliz, Fransız, Amerikan mandacılığı nın Ortadoğu'ya neler getirdiğini kendimizde yakın dönemde görmekteyiz.

Yavuz Sultan Selim hakkındaki tartışmalı meşhur portrenin Aslında can düşmanı Şah İsmail'e ait olduğu ve tarihte Yavuz Sultan Selim'in küpe taktığına dair bir ifadenin yer almadığı ortadadır.

Yararlanılan kaynaklar
1. kaynak
2. kaynak
3. kaynak

Yavuz Sultan Selim Küpe Takıyor muydu Reviewed by Tarihi Gerçekler Ve Komplo Teorileri on 12:40 Rating: 5
loading...

1 yorum:

  1. Babasını öldüren, kardeşini kesen, sarayları cariyelerle donatan bir imparatorluk çok bile kalmış tarih sayfalarında...

    YanıtlaSil

Tüm Hakları Saklıdır Tarihi Gerçekler Ve Komplo Teorileri © 2014 - 2015
Bu Site Gitar Öğrencisi Tarafından Desteklenmektedir.

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Tarihi Gerçekler Ve Komplo Teorileri. Blogger tarafından desteklenmektedir.