Top Ad unit 728 × 90

Kayıp Kıta MU

kıta

Kayıp kıta Mu, Atlantis gibi efsane olan, Büyük tufan sırasında sulara gömüldüğü varsayılan efsanevi kıtadır. Bu kıta Asya ve Amerika arasında Pasifik Okyanusunda yer almakta, Avustralya'nın iki katı büyüklüğündedir. Mu kıtası efsanesine göre Nuh tufanı Mu kıtasını yeryüzünden silmiştir.

Hatta Atatürk bile bu kıta hakkında çok yoğun araştırmalar yaptırmıştır. Atatürk Türklerin köklerinin bu kıtadan geldiğini düşünmektedir.

Bilim adamlarına göre Mu kıtası, aynı Atlantis gibi bir efsanedir. Mu kıtasının varlığını ilk olarak öne süren James Churchward isimli İngiliz araştırmacıdır. Kendisine göre 1883'te Hindistan'da bulunduğu dönemde bir Budist rahip ile tanışır ve rahip bir sır vereceğim diyerek ve onu gizli bir mağaraya, mabede götürür. Rahip Churchward'a buradaki eski tabletler yani Naacal tabletlerini ve eserleri gösterir. Churcward tabletlerde ki Naga Maya dilini 12 yılda yine Tibet'te ki rahiplerden öğrendiğini ve hepsini okuyabildiğini ileri sürmüştür. Churchward daha sonra Tibet'te gördüğünü öne sürdüğü Nacaal tabletlerine benzer olan Alman Arkeolog William Nivel'in Meksika'da bulduğu 15 bin yıllık tabletler üzerinde incelemeler ve çalışmalar yapmıştır. Araştırmacı yazar bu eserde gördükleri bilgilere göre Mu kıtası teorisini ortaya atar ve Mu kıtası ile ilgili 5 kitap yazar. 

Mu kıtasının varlığını kabul edenler bu kıtanın varlığını gerçekten savunanların görüşüne göre Mu kıtası yeryüzündeki ilk kıtadır ve Polinezya, Mikronezya, Hawaii ve Fiji adaları Mu kıtasının kalıntılarıdır. Mu kıtası insanları Naacal'dır. Churcward'ın tabletleri de bu yüzden aynı isimdedir.
Buna göre Mu kıtasında 70 bin yıl önce tek tanrılı bir din vardı. Kıtada yaşayanlar Mu kıtası dışındaki kıtalarda koloniler oluşturma başlamışlardı ve Mu kıtasının en büyük kolonisi Uygur imparatorluğuydu. Yani Mu kıtası ve Uygurlar aynı köke sahiptir. 64 milyon nüfuslu kıtada tek tanrılı din ve reakarnasyon inancı mevcuttu. Mu kıtası, kıtanın altında bulunan gaz odalarının patlaması veya büyük tufan (nedeni bilinmiyor) sonucu sulara gömülmüştür. Mu kıtası teorisine göre bu kıtada yaşayan Naacal insanları, teknolojik ve manevi açıdan çok üstün durumda olup telepati, durugörü astral seyahat gibi mistik güçlere sahipler. 


Peki Mu kıtası varlığı ile ilgili ne gibi deliller ve bulgular saptanmıştır? 

Büyük okyanusu sıradağlarının uzandığı Pacifica plakası keşfedilmiştir. Mikronezya'nın Karolina dağlarında, az nüfuslu yapılması mümkün olmayan bazı büyük kalıntılar bulmuştur. Penelope adasında boyu 10 metreyi aşan duvarlara sahip tapınak keşfedilmiş olup II. Dünya savaşından önce Japon dalgıçlar Büyük Okyanus'ta (Pasifik) denizin altında mercanlarla kaplı anıtlar, sütunlar, ev kalıntıları ve çeşitli eşyalar, taş tabletler bulmuşlardır. 

Meksika'da Theotihuacan Palenk Mabedi piramidi duvarında Mu kıtasının yer sarsıntısı sonucu 64 milyon insan ile birlikte battığı yazmaktadır. Ayrıca yine Meksika Yucatan'da Uxmal tapınağında "Burası geldiğimiz yer Batı ülkesinin anısını korumak için inşa edilmiştir" yazarken Xochicalo piramidinin üzerinde "Batıdaki ülkenin yıkılmasının anısına" bu piramidin inşa edildiği yer almaktadır.

Churchward o dönem Çin'de büyük bir piramit bulunduğunu, fakat yasaklı bölge olduğu için incelenemediğini ve bu piramitte Mu kıtası ile ilgili bilgiler bulunduğunu ileri sürmüş, daha sonra 2. Dünya savaşı sırasında Çinlilerin dünyadan sakladığı ve Eski Türklerin eseri olan Beyaz piramit keşfedilmiştir. Çin'de ki Türk piramitleri bugün hala incelemesi yasaklı konumdadır.

Atatürk ve Mu Kıtası

Atatürk Türklerin kökeninin bu kıtaya dayandığını varsaymaktaydı. Tabiki İngiliz araştırmacı Churchward'ın araştırmalarından haberdardı. Churchward'ın 5 kitabından üçü Mustafa Kemal Atatürk'ün okuduğu kitaplar arşivinde yer almaktadır. Hatta Atatük Mu kıtası ile ilgili mecliste bir konuşma bile yapmıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarında bu alanda başlattığı çalışmalar, özellikle 1930'ların başında yoğunlaştı. Atatürk, Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti kuruluşuna önayak oldu ve sonradan adı Türk Tarih Kurumu olarak değiştirilen cemiyetin çalışma alanı Türk ve Türk tarihi idi. Atatürk ilkel dinler uzmanı ve tarihçi diplomat Tahsin Mayatepek'i Meksika büyükelçisi olarak Meksika'ya yollamış ve orada Mu kıtası ve Türkler tarihi ile ilgili araştırmalar yapmasını emretmişti. Mayatepek, yaptığı araştırmalarda Güney Amerika uygarlıklarından Maya uygarlığının din ve kültürü ile, Anadolu ve orta Asya kültürleri arasında benzerliklere ve dikkat çekiyordu. Ayrıca Maya dili ve Türkçe'nin aynı kelimeler içerdiğini belirtmiştir. Mayatepek raporunda Uygur, Akat, Sümer ve Türklerin Pasifik denizinde ilk insanların zuhur ettiği Mu kıt'asındaki büyük medeniyet dil ve dinlerini cihana yayıldıkları, Mu kıtasından göç eden insanların dünyanın çeşitli yerlerine yayıldığını ve Türklerin kökeninin çok geniş olduğu ifade edilmiştir. Rapora göre Mu kıtasından ayrılanlar iki kola ayrılmış, Asya' gelenler kendilerine Uygur adını vermiş, Amerika kıtasına geçenler ise Maya adını almıştır.
Tabi ki bunlara rağmen bu bulgular bilimsel olarak yeterince kanıtlanmamış olup, Mu kıtası efsane olmaya devam etmektedir. Mu kıtası ile ilgili bilimsel değerlendirmeler cevapsız kaldığı için Mu kıtasının gizemi çözülebilmiş değildir. Özelikle levha tektoniği açısından Pasifik dibinde herhangi bir kıtaya ait bulgu yoktur. Efsanevi kıta Mu hakkında batışı ile ilgili Kuran-ı Kerim, İncil ve Tevrat'ta da yer alan Büyük Tufan'ın sebep olduğu düşünülürken bir başka iddia da, teknolojik olarak üstün olan Mu kıtası halkı Naacallar'ın elde ettiği nükleer gücü kötü amaçlar için kullanması sonucu kıtanın sulara gömüldüğüdür.
Kayıp Kıta MU Reviewed by Tarihi Gerçekler Ve Komplo Teorileri on 08:31 Rating: 5

Hiç yorum yok:

Tüm Hakları Saklıdır Tarihi Gerçekler Ve Komplo Teorileri © 2014 - 2015
Bu Site Tarih Komplo Tarafından Desteklenmektedir.

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Tarihi Gerçekler Ve Komplo Teorileri. Blogger tarafından desteklenmektedir.