Top Ad unit 728 × 90

Orta Afrika'nın Çılgın İmparatoru Bokassa

afrika

Kara kıtanın başına çöreklenen diğer diktatörler gibi Bokassa'da asker kökenlidir. Misyoner okulunu okuduktan sonra Fransız ordusuna katılmış, ikinci dünya savaşında Fransa da Almanlar ve ardından Fransız Hindiçini'nde komünistlere karşı savaşmıştır. Bu savaşların ardından yüksek derecede Fransız nişanları almıştır. Orta Afrika Cumhuriyeti'nin Fransa'dan bağımsızlığını kazanmasının ardından devlet başkanının onun kuzeni olmasından kaynaklanan bir süratle, Orta Afrika genelkurmay başkanına kadar yükselmiştir. 
Fakat daha sonra ikilinin arası açılır ve 1966 yılında Bokassa akrabasının devirerek klasik bir Afrika askeri darbesi yapmıştır. Ardından Jean Bédel Bokassa kendini  imparator olarak ülkenin başına atar. Orta Afrika Cumhuriyeti artık Orta Afrika İmparatorluğudur.
Orta Afrika Cumhuriyeti Bokassa ile rejim değiştirilmiştir. 
Tabiki her Afrika ülkesi gibi Orta Afrika'da işsizlik ve fakirlikten kırılıyor ve muhteşem diktatör, işsizlik sorunu çözmek için muhteşem bir çözüm bulmuştu. 

Orta Afrika'da 18-55 yaş arası herkes, işsiz olduğunu kanıtlamak zorunda idi. Kendisi için ise bolluk içinde yüzüyor, 22 milyon dolara taç takma töreni yapıyordu.
Kendisine ait bir ifade herşeyi özetliyordu aslında "burada gördüğünüz her şeyin parasını Fransızlar öder, biz para isteriz onlar verir ve harcarız" demiştir.

1976 da Bokassa  kendini iyice kaybeder ve Orta Afrika Cumhuriyeti'nde artık monarşi olduğunu ilan edip ve adını Orta Afrika imparatoruna çevirir. Kendini imparator ilan eden narsist diktatör, tüm batılı devletleri davet ederek kendisine 22 milyon dolara mal olan (o zaman ne kadar büyük bir para olduğunu düşünün) taç giyme töreni yapmıştır. Ülkesi ise fakirlikten kırılıyor, ülke bütçesinin dörtte biri sadece bu taç giyme töreninde çarçur edilmişti. Batılı ülkeler bıyık altından gülüyordu. Fransızlar ise deliye dönmüştü.

Lakin Bokassa rejiminin her uygulaması bu şekilde alaya alınacak kadar matrak değildi. Sömürge artığı her diktatör gibi halkını katletmekten geri durmamıştır. İşkence ve sorgusuz infazalar bir kenara, öyle bir noktaya gelindiki Bokassa'nın muhaliflerini yediği, evet bizzat yamyamlık ettiği bile iddia edildi. Ülkede artan hırsızlık olaylarına rahatsız olan diktatör Bokassa, başkentin meydanında askerlerle birlikte onlarca hırsızı sıra dayağına geçirmekten geri durmamış, hatta üç tanesi dayaktan ölürken diğerleri ise kızgın güneşin altında ibreti alem olsun diye saatlerce bekletilmiştir. Başka diğer bir garip alışkanlığıda kabineden azlettiği bakanların cüzdanlarından koleksiyon yapmasıydı.

Ülkede üniforma giymeye reddedenlere başını ezmiştir. 1979 'da 100 öğrencinin öldürülmesi bardağı taşırırır. Devletin şart koştuğu üniformaları girmeyi reddeden öğrenciler öldürülmüştür. Artık Fransa'da bu kasabın arkasında durmamaya başlayınca, batılı devletler ve Fransız komandolar tarafından desteklenen eski başkanı  Barakuda operasyonuyla Bokassa devrilerek ülke tekrar cumhuriyete dönüştürülmüştür.


Ardından Bokassa Paris'e kaçar. Paris'tekiler onu çok sevmese de kendisine layık gördükleri nişan gereği onun elleri kolları bağlanmıştı. Paris'te bulunduğu yıllar içinde üst düzey devlet yetkilileri ülken seni bekliyor diyerek gaza getirdikleri Bokassa ülkesine geri döner ve anında tutuklanır. Adam öldürme, zimmete para geçirme, yolsuzluk ve hatta yamyamlık suçlarından yargılanır ve idama mahkum edililir. Ardından cezası ömür boyu hapse çevrilmiştir. 7 yıl dört duvar arasında kaldıktan sonra eskiden koruması olan yeni devlet başkanının emriyle 1993 yılında serbest bırakılmış ve 3 kasım 1996 da kalp krizinden ölmüştür.

Bokassa  1970 lerin ortasında tüm Afrikalı diktatörlerini akıl hocası olan olan Kaddafi'yle bir araya gelir. Ondan çok etkilenmiş olacak ki Müslüman olduğunu açıklar. Lakin birkaç ay sonra yine katolik devlet başkanı olarak halkı selamlamıştır. Bu şaşırtıcı manevrada Kaddafi'nin kendisine vaadettiği krediyi vermekten vazgeçmesenin rol oynadığı açıkça görülmektedir.

Yamyam Bokassa

Yamyam Bokassa lakabı ile Dünya kamuoyunda sıklıkla adı geçmiştir.B Bokassa'nın insan eti yediğine dair iddalarö, öğrenci olayların ardından Paris  gazeteleri tarafından yayınlanan fotoğraflarla patlak vermiştir. Buna göre içinde insan parçacıkları bulunan bir buzdolabı vardı ve buzdolabı Bokassa'nın  sarayında bulunuyordu. Bokassa ısrarla bu fotoğrafların morgta çekildiğini söylesede kimse inanmamıştır. Jean Bédel Bokassa leri çok olup, Bokassa öldürdüğü muhaliflerin bedenleriyle sarayın bahçesindeki aslan ve timsahları beslediği öne sürülmüştür. Sıkı bir Napolyon hayranı olan Bokassa, o dönem  SSCB Lideri Brejnev'i çok beğendiğini ve  onu yemeği düşündüğünü ifade etmiştir.
Orta Afrika'nın Çılgın İmparatoru Bokassa Reviewed by Tarihi Gerçekler Ve Komplo Teorileri on 12:03 Rating: 5
loading...

Hiç yorum yok:

Tüm Hakları Saklıdır Tarihi Gerçekler Ve Komplo Teorileri © 2014 - 2015
Bu Site Tarih Komplo Tarafından Desteklenmektedir.

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Tarihi Gerçekler Ve Komplo Teorileri. Blogger tarafından desteklenmektedir.