Top Ad unit 728 × 90

Monark Programı ve Zihin Kontrolü

A


Monark programlama birçok organizasyonun gizli amaçlar için kullanıldığı zihin kontrol metodlar bütünü olduğu iddia edilen gizli bir projedir. Buna göre CIA tarafından uygulanan ve ifşa olan zihin kontrol programı olan MK Ultra projesinin devamıdır. Bu projenin metotları akıl almaz derecede sadistçedir. İleri sürülen gizli programın amacı, Zihin kontrolü ile herhangi bir zamanda eylemi gerçekleştirebilmek için bireyleri tetiklemek ve zihni kontrol edilen bir köle oluşturmaktır. Yaygın iddiaya göre medya bu konuyu görmezden gelse de  2 milyondan fazla Amerikalı dehşet verici bu programdan geçmiştir.


Programın ismi olan Monark, adını Monark kelebeğinden alır. Bu kelebek hayatına tırtıl olarak başlar ve belli bir koza döneminden sonra harika bir kelebek olarak yeniden doğar. Monark kelebeğinin bazı özellikleri zihin kontrolü için de geçerlidir.

Zihin kontrolünün kökenleri ise zihin manipülasyonu okütizm kullanıldığına işaret edilen ilk yazılı belgelerden biri Mısır'ın ölüler kitabıdır. Bu kitap bugün gizli örgütler tarafından dikkatle incelenen, sonuç olarak insanın tamamen değiştirilmesi ile sonuçlanan, işkencede, korkutma metotlarını uyuşturucu kullanımı ve büyülü sözleri, hipnotize içeren ritüellerden oluşur. Bu teoriye göre Ölüler kitabında yer alan Kara büyü, sihir ve iblis sahiplenmesi gibi olaylar Monark programının ilk uygulamaları olmuştur. Yani Monark projesinde doğaüstü güçler kullanılmıştır.
Ancak daha sonra zihin kontrolü binlerce deneyin sistemli olarak izlendiği, kayıt edildiği ve denendiği modern bilim dalı haline geldi.


Zihin kontrolü ile ilgili ilk çalışmalar Nazi kamplarında çalışan fizikçi Josef Mengele tarafından yapılmıştır.Mengele savaş sırasında ilk gününde kampa gelenlerin hangisinin öleceğini, hangilerinin işgücü olacağına karar veren SS doktoru olarak görev yapmıştır. Bu nedenle kampta giden çocuklara dair yaptığı korkunç deneylerle de ünlüdür ve ölüm meleği olarak bilinir.



Savaştan sonra çalışmalarına müttefikler tarafından el konulmuştur. Mengele II. Dünya savaşının ardından sırra kadem basmış izine ulaşılamamıştır. İddiaya göre Dr. Mengele ve beraberinde toplama kamplarında korkunç tıbbi deneylere katılmış bazı yüksek rütbeli nazi subayları, savaştan sonra Amerika'ya getirilmiş, burada çalışmalar devam ettirilmiştir.İddiaya göre ve bu da MK Ultra projesinin başlangıcı olmuştur.


Bazı teorisyenlere göre MK Ultra projesi çeşitli sebeplerden dolayı açığa çıkınca adı Monark programlama olarak değiştirilmiş ve yeraltına inmiştir.
Iddiaya göre Monark programının varlığı ile ilgili resmi bir kabul olmasada önemli araştırmacılar kurbanların üzerinde zihin kontrol amaçlı sistematik tramva kullanımı yönündedir. Bazı eski kurbanlar kendilerine yardım eden terapistler sayesinde kurtulup dehşet verici işkenceleri açıklamışlardır. Ancak bu iddialar resmi makamlarca anında reddedilmiş ve bu kişilerin prikolojik sorunlu bireyler olduğu ve uydurulan hikayeler olduğu öne sürülmüştür.

Rivayetlere göre Monak programına dahil olanlar emirleri sorgulamayan yaptıkları şeyleri sonradan hatırlamayan ve açığa çıktığında otomatik olarak intihar eden Monark köleler haline dönüştürülüyor ve bu kişiler belli görevleri için bazı organizasyonlar tarafından kullanılıyordu. Bunlar yüksek düzeyde suikastler, fuhuş, kölelik, özel ajan yapmaları için mükemmel günah keçileri ve ayrıca bu köleler eğlence sektöründe yer aldığı Monark programı ile igili iddiaların sadece ufak bir kısmıdır.



Monark programında kurbanlarda elektroşok, işkence, taciz ve akıl oyunları kullanarak derin tramvay oluşturup onları gerçekten kokmaya zorlandığı, Monark zihin kontrolünün çeşitli gruplar ve organizasyonlar tarafından gizlice kullanıldığı ileri sürülmektedir. 

Fritz Springmeier'e göre bu grup network olarak bilinir ve yeni dünya düzeninin belkemiğini oluşturur.
Monark programının metodları şöyle sıralanabilir. Kurban, master ya da tanrı olarak görülen programcı tarafından köle olarak adlandırılır. Acıya daha dayanıklı olduklarından ve erkeklere göre daha kolay gerçekleşen ayrışma yaşadıklarından kurbanların çoğu kadındır. Bu programda ayrışma yaratacak tramva kullanarak kurbanın ruhunu aklını bölümleri ve ayrı kişilik ayırmaya çalışılmaktadır.

Kullanılan tekniklerden bazıları şunlardır
1.Taciz ve işkence
2.Kutu yada kafese kapatma
3.Bir borudan nefes alacak şekilde gömülme yani diri diri toprağa gömme
4.Zincirle tutsak edilme
5. Boğulmaya ramak kala kadar suda tutulma
6.Deri soyma
7.Döndürme
8.Göze ışık tutma
9.Elektroşok
10.Dışkı kan vücut atıkları yedirme
11.Kafa üstü asma, uykusuz bırakma
12.Aç susuz bırakma
13.İlizyon ile unutkanlık oluşturmak için uyuşturucu verilmesi
14.Vücut organlarının uyarılması
15.Yılan örümcek fare gibi hayvanlarda korku ve iğrenme yaratma
16.Başka insanlara ve hayvanlara yapılan işkencelerin izletme ile bunları zorla işkence yapmaya zorlama
17.Kurbanların ruhlar ve şeytanlar tarafından ele geçirildiğini rahatsız edildiğini ve kontrol edildiğini hissettirerek ruhsal taciz kurbanların ilizyona tabi tutulması
18.İşkence veya deney için ameliyat veya ruhsal ve bedensel bomba ya da implant olduğuna inandırılma
19.Aile ve sevdiklerine zarar verme ile tehdit etme...

Gibi pek çok metodun Monark programlama içinde kullanıldığı öne sürülmektedir.
Kişilik bölünmesi, sistematik taciz ve dehşet verici gizli ritüeller yolu ile kurbanda tramva oluşturularak elde edilir. Öz kişilikte bir bölünme olduğunda içsel bir dünya yaratılır ve bu alt kişilik müzik, film ve masallar kullanarak programlanabilir. Bu görsel ve işitsel araçlar programlamanın görüntüler semboller anlamlar kullanarak geliştirilmesini sağlar. Programlayıcı daha sonra gerekli alt kişilikleri daha önce programlanmış kelimeler ve semboller kullanarak giriş yapar. Zihin kontrol edilen köleler tarafından en çok görülen semboller sıkça popüler filmlerin ve videoların içerisine yerleştirilir.

Monark projeleri ile ilgili tüm iddialar reddedilse de bazı tanık ifadelerine rağmen bütün olarak bu konu görmezden gelinmektedir.Bu konu ile ilgili en yakın en bariz bir şekilde konunun anlatıldığı film olan Denzel Washington'un oynadığı "Mançuryalı Aday" filmi örnek gösterilebilir. Direkt bu konuyla ilgili olan filmde elektroşok, tetikleyici kelimeler, mikroçip takılması ve bireyin uyarıcı ile tetiklenerek istenilen sonuca ulaşılması gibi teknikler de gösterilmektedir.
Monark Programı ve Zihin Kontrolü Reviewed by Tarihi Gerçekler Ve Komplo Teorileri on 12:52 Rating: 5
loading...

7 yorum:

  1. ne biçim şeyler var bu hayatta ya resmen insanları köleleştirmek amaçlı şeyler bunlar

    YanıtlaSil
  2. Kesinlikle böyle birşeyler var. Özellikle CIA bu gibi birçok şey kullanıyor. Ama zihin kontrolü sadece CIA değil belli başlı ülkeler tarafından kullanılan birşey olduğunu düşünüyorum. (Kendi düşüncelerim.)

    YanıtlaSil
  3. bunu ilk kurtlar vadisinde görmüştüm zihin fln okuyorlardı :D
    böyle bir şey olamaz değil ama günümüzde olduğuna inanmıyorum

    YanıtlaSil
  4. ben de ilk kurtlar vadisinde gördüm fakat aynı şey mi tam bilemiyorum. yine kötü bir ama.

    YanıtlaSil
  5. Çok ilginç methodlar... Bu değerli araştırmalarınız ve yazılarınız takip edilesi gerçekten, emeğinize sağlık

    YanıtlaSil
  6. İnsanlar bir süre sonra yaptıklarının etkisiyle kendini tanrılaştırmaya başlıyor. Kıyameti kendi elleriyle hazırlıyorlar.

    YanıtlaSil

Tüm Hakları Saklıdır Tarihi Gerçekler Ve Komplo Teorileri © 2014 - 2015
Bu Site Tarih Komplo Tarafından Desteklenmektedir.

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Tarihi Gerçekler Ve Komplo Teorileri. Blogger tarafından desteklenmektedir.