tank

General Patton (1885-1945) ilginç bir yaşamı olan, II. Dünya Savaşı'nda ABD'yi pek çok cephede tank sayesinde zaferlere taşıyan bir komutandır. General Patton, Amerika'nın 2. Dünya Savaşı'ndan muzaffer çıkmasını sağlayan en önemli isimlerden biridir. Fildişi tabancası ve mükemmeliyetçiği dillere destan olan George Smith Patton, 1885'te California'da doğmuştur. Çocukluğundan beri kahraman olmak isteyen Patton askere yazılmıştır. Ailesi de Amerikan iç savaşından, İngilizlere karşı olan mücadeleye kadar pek çok alanda askerlik yapmış isimlerden oluştuğu için o da bu yolda ilerlemiştir.

General Patton Kimdir

Amerika'nın en ünlü askeri akademisi West Point a girmiş, ardından düşük not aldığın gerekçesiyle kovulmuş, fakat tekrar kabul edilmiştir.

Patton sporcu bir kişiliğe sahiptir. Stockholm Olimpiyat oyunlarında 1912'de pek çok alanda başarılar sergilemiş, eskrimle de ilgilenmiştir.
Kariyerinde Meksika Savaşı'nda devrimci lider Panço Villa'nın hareketine karşı savaşmış, Amerika'nın dikkatini çekmiştir. Birinci Dünya Savaşı'nda yüzbaşı olarak tank birliğinin başına geçmiş, ilk büyük tank savaşında İngiltere'de başarılı olmuştur.
Birinci dünya savaşı'nın ardından tankların etkin bir silah savaş silahı olduğunu görmüş, savaşın ardından tank alımı için hükümete baskı kurmuştur. Birinci Dünya Savaşı'nın ardından Washington ve Hawaii'de birtakım görevlerin ardından kurmay olan Patton, 2. dünya savaşında yıldızını parlatacaktır.

Almanya'nın yıldırım harekatı başladığında George S. Patton, tank gücünü kongreye sunmuş ve tankların başında zırhlı tümen komutanı olmuştur. Pearl Harbor saldırısından sonra Amerika'nın savaşa girmesinin ardından 8 Kasım 1942'de Patton, Sicilya işgaline komuta etmiş ve İtalya'ya çıkartma yapan birimin başında yer almıştır. Çünkü İngilizler ve Amerikalılar, İtalya'nın işgal edilmesiyle Almanların savaş dışı kalacağına inanıyordu. Bu sebepten George S. Patton kuzey Afrika çöllerinden kendisinin Sicilya Savaşı'nda bulmuş ve Eisenower komutasında Patton, Sicilya kıyılarına çıkmıştır. Patton Sicilya'da Alman ve İtalyan birliklere karşı büyük bir darbe vurmuş, savaş sırasında "esir almayın oyun oynayacak vaktimiz yok" emriye büyük sükse yapmıştır.

Bu emri daha sonradan İtalyan askerler vakası olarak dünya kamuoyunu meşgul etmiştir. Hatta yaralı bir askerle karşılaşan Patton, şok halindeki askere niye ordasın dediğinde asker artık savaşamayacağım cevabı vermiş, Patton elindeki eldiveni de askerin yüzüne vurmuş ve onu dışarı atmıştır.
Verdiği kararlar ve karakteri sayesinde savaşta ön plana çıkan Patton, Normandiya çıkarmasına da öncülük etmiş, burada yaptığı Blood and Guts (kan ve cesaret) başlıklı bol küfürlü motivasyon konuşması, dünya tarihine geçmiştir. ancak İtalya cephesinde kendi emrindeki askerlere kötü davrandığı gerekçe gösterilerek Normandiya çıkartması sırasında kızağa çekilse de çıkartma sonrasında müttefik kuvvetler Almanlar karşısında ilerleme sağlayamayınca, Eisenhower tarafından tekrar zırhlı birliklerin başına getirilmiştir. 

Normandiya çıkarmasının ardından Patton, Almanya'ya doğru ilerleme önerisinde bulunmuş ve savaşı bitirebileceğini inanmıştır. Kendisine geri dönmesi emredildiğinde öfkelenmiş o Metz'e gitmiştir. Burada büyük kayıplar vermiş ancak karşı saldırıya geçen Almanları, Bulge Savaşı'nda bozguna uğratarak Nazilerin son direncini kırmayı başarmıştır.

Nazi Almanya'sına doğru ilerlemeye devam eden Patton, Çekoslovakya'yı geçince Rusların tepkisini almış, Josef Stalin'in protestoları sonucu Patton geri çekilmek zorunda kalmıştır.
Savaş bitmiş Almanlar darmadağın olmuş Avrupa kurtulmuş, Patton yaşayan bir efsane olmuştur. Savaşın ardından Patton, işgal altındaki Almanya'nın Bavyera valiliği görevine atanmış ve burada kendine has yöntemleri ile iş görmeye devam etmiştir. Hatta Nazilerin görevde kalmasına bile izin vermiş, çok tepki çekmiştir. Dahası Patton, savaşı kaybeden Alman ordusunu kendi saflarına geçirip Rusya'ya yeni bir taarruz fikri ortaya atmışsa da Eisenhower tarafından kesinlikle reddedilmiştir. Patton savaşın ardından Rusların soğuk savaşı başlatacağını sezmiş ve daha SSCB güçlü değilken saldırıp Rusları bitirmeyi planlamıştır.

General Patton Nasıl Öldü

Amerika'ya dönmeden önce bir sülün avında trafik kazası sonucu felç olmuş ve askeri hastanede ölmüştür. Lüksemburg'da ki Amerikan şehitlerine gömülen naaşı da sonradan Kaliforniya'daki aile şehitliğine nakledilmiştir.
Resmi kayıtlarda Patton'un ölümü trafik kazası şeklinde geçse de suikasta kurban gittiği iddia edilmektedir. Kaza sonrasında şoförü yolun trafiğe kapalı olduğunu ve bunun planlı bir kaza olduğu şeklinde ifade vermiştir. Buna göre aslında Eisenhower'dan daha çok sevilen, onun yerine başkan olmasına kesin gözüyle bakılan ve asıl savaş kahramanı olan General Patton, birazda Ruslar ile arayı bozmak istenmediği için öldürülerek susturulmuştu. Ayrıca Patton, yenilmiş Alman ordusunu müttefik olarak yanlarına alıp Rusya'yı işgal etme fikrini dillendirmesinden birkaç gün sonra ölmesi, bu kazayı şüpheli kılan bir başka soru işaretidir. Suikast iddiaları yalanlansa da özellikle General Patton filminde bu konunun işlenmesi kafaları kurcalamıştır.

Kimilerine göre o savaş delisi, üniforma ve güç meraklısıydı. Büyük çoğunluğuna göre ise eleştirilmeyi hak eden birçok özelliğine rağmen yaşamı kutsayan ama yaşam hakkını savunurken korkaklık gösterenlerden nefret eden gerçek bir askerdir.
General Patton, katı ve disiplin delisi bir askerdir. Patton tank konusunda dünya savaş tarihine geçmiş ve popüler kültürde mobil ve PC oyunlarında yer alarak popüler kültürde de adından söz ettirmektedir. Emrinde olan subaylara her gün tıraş olma ve savaşlarda kravat takma zorunluluğu getirilmiştir. Almanya'daki sivil halkın toplama kamplarını görerek kamuoyu oluşmasını hedefleyen "Kamplarda gezdirin" politikasının mimarıdır. 1970'te kendi hayatını anlatan Patton isimli film, 7 dalda Oscar almıştır. Amerikan ordusunun en sevilmeyen komutanı olduğuna inanılmasına rağmen cenaze töreninde hiçbir emir almadıkları halde 20.000 Amerikan askeri katılmıştır. Reenkarnasyona (yeniden doğma) inandığına dair güçlü bir söylenti vardır. Hatta yakınlarına göre sık sık Kartacalı Hannibal yada Napolyon'un mareşallerinden biri olduğunu iddia etmiştir.