Top Ad unit 728 × 90

Tanrı Olduğu Zannedilen 6 Gerçek İnsan



.

Kargo Tanrısı John Frum

19. yüzyılın sonlarından itibaren Uzak Doğu güney Asya ve Pasifik okyanusunda bulunan, medeniyet görmemiş ufak Ada ülkeleri ve yerlileri, batılılar tarafından sömürgeleştirilmesiyle, bu bölgede Kargo kültü adı verilen bir inanış oluşmaya başlandı. 

Kargo kültü, 1930' lu yıllarda yetkililer tarafından dikkat çekilen ve Hayretle izlenen bir oluşum olmuştur.
Sömüren ülkelerden, sömürülen ülkede yer alan yöneticilere, kargolarla ihtiyaçları geliyordu. Bu kargoları taşıyan uçak ve gemiler ilk defa medeniyet gören o bölgenin yerel halkı için adeta tanrısal Güçler yerine konmaya başlamıştır. Bu sebepten yerliler bu kargoları ve onları Taşıyan araçları, Tanrı olarak görüp tapmaya başlamışlar ve bu kargoların günün birinde kendilerini kurtaracağını inanmışlardır.

Kargo kültü, Erich Von Daniken gibi pek çok araştırmacı yazarın varoluş ve insanlık tarihi ile ilgili kitaplarında ortaya sürdükleri tezlere dayanak olarak kullanılmıştır.

Kargo kültünün en uzun soluklusu ve en popüleri 2. Dünya Savaşı sonrasında yaşanan John Frum hadisesidir. 2 Dünya Savaşında Amerika ve Japonya, Pasifik okyanusunda güç mücadelesi verirken, her biri bir adaya çıkıp orayı istila etmeye çalışmış ve Amerikalılar çıktıkları Adalarda Uzun süre kalmışlardır.

Amerikalılar Ayrıca ele geçirdikleri Adalarda yaşayan yerli halklara iyi davranmış, onlara hediyeler getirmişlerdir. Yaşayıp yaşamadığı net olmayan John Frum isimli Amerikan askeri, (bu ismin verilmesinin sebebi kendisine tapan yerliler John Frum demektedir.) Tanna Adası'na gelmiş ve burada yaşayan Tanna yerlilerine, hediye olarak büyük bir Kargo kutusu getirmiştir. İçerisinden çıkan Cola lar ve güzel yiyecekler yerlileri oldukça memnun etmiş ve hayranlık uyandırmıştır.

John Frum, Tanna yerlileri ile o kadar iyi anlaşmıştır ki Savaş bittikten sonra giderken iddiaya göre "Bir gün geri geleceğim ve size özel bir kargo getireceğim" demiş ve Ada'dan ayrılmıştır.
Ancak Tanna yerlileri bugün hala John Frum'un özel bir kargo ile geleceğine inanarak onun maskelerini takıp ona tapmaya devam etmektedirler.

Romanların Tanrısallaştırdığı Guan Yu


Guan Yu, Çin tarihinin önde gelen komutanlarından biridir. (160- 219) Çin tarihinde çok önemli bir kahraman olarak geçen Guan Yu, Üç Krallık Döneminin başlarında yaşamıştır. Çin tarihinde  Üç Krallık Dönemi, iç karışıklık ve savaşların bulunduğu bir dönemdir.

Bu dönemde Guan Yu, Kardeşleri ile birlikte Wei hanedanlığına karşı savaşmıştır. Çok büyük kahramanlıklar sergileyen Guan Yu, bir savaşta esir düşer ve idam edilir.

Peki gerçekten iyi bir General olduğu için mi Tanrısallaştırıldı derseniz Guan Yu, Lou Guanzgong  tarafından yazılan 14. yüzyıla ait olan Üç Krallığın Öyküsü adlı Çin tarihinin önde gelen 4 romanından biri olan romanda anlatılması sayesinde olmuştur.

Bu romanda Guan Yu büyük bir kahraman, ustaca bir General, Robin Hood gibi bir halk dostu kişilik olarak geçmektedir. Guan Yu Bu roman sayesinde halk tarafından çok sevilir. Daha sonra 16. yüzyılda Ming hanedanı İmparator Wanli , Guan Yu'yu savaş tanrısı ilan etmiş ve kendisi adına binlerce tapınak yaptırmıştır.
Çin'de ki Devasa Guan Yu Heykeli

Daha sonra Guan Yu Tanrı olarak tapılmaya başlanmış, bugün hala Taoculuk ve Budizm de kötülüğü ve şeytana alt eden Tanrı olarak geçmektedir.


Günümüzde bilgisayar oyunlarında Japon ve Kore kültürlerinde de geçen ve oldukça sevilen Guan Yu, elinde mızrak tutan bir kahraman figürü olarak resmedilmekte ve Tanrı olarak tapılmaktadır.

Filipinler'in Taptığı Adam Jose Rizal

Rizal, 1861 yılında zengin bir Çiftçinin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Filipinler'in özgürlüğüne kavuşmasını İspanyol sömürgesinden kurtulmasını sağlayan hareketin öncüsüdür.

Rizal'in doğduğu topraklar olan Filipinler o dönem İspanya sömürgesi altındaydı. Rizal Küçük yaşlarda zekâsıyla öne çıkınca, Madrid'e eğitime yollanmış ve Avrupa'da Tıp eğitimi almıştır. Eğitim görürken yazdığı şiirler, ülkesinde oldukça büyük bir hayran kitlesine ulaşmasını sağlamıştır. Rizal'ın özgürlük ve milliyetçilik içeren şiirleri onun halk tarafından oldukça sevilmesine sebep olmuştur.

Ardından Jose Rizal ülkesine döndüğünde bu fikirlerini beyan etmeye devam etti ve tutuklanarak cezaevine konuldu. Daha sonra ceza evinde yazdığı dünyaca ünlü "Anavatanım" isimli şiirin insanlarla buluşması, Filipinler'de özgürlük hareketi fitilinin ateşlenmesiyle Filipinler, İspanya sömürgesinden kurtulmuştur.

Jose Rizal, hapishaneden çıkıp halkla buluşacağı sırada, askeri Manga tarafından halka doğru yürürken infaz edilmiştir. Bugün ayak izleri Kalenin çıkışında hala sembolik olarak bulunmaktadır.

Jose Rizal, Filipinler özgürlük hareketinin ateşleyicisi olsa da bugün yaklaşık 100 binin üzerinde mürit, Jose Rizal'a Tanrı olarak tapmakta ve kendilerine Rizalistas adı verilmektedir. Rizalistas​lara göre Jose Rizal ölmedi ve kutsal, ölümsüz bir ruh olarak Filipinler'i korumaya devam etmektedir.

Modern Tıbbın Babası İmhotep


İmhotep, antik Mısır'da yaşamış olan firavun Zoser'in veziri ve ayrıca Modern Tıp tekniklerini kullanan bir doktor olmuştur.

İmhotep, ayrıca Hipokrat'tan Yüzyıllar önce modern teknikleri kullanması ve ayrıca üstün zekası sayesinde Mimarlık, Mühendislik, katiplik ve devlet adamlığı gibi pek çok önemli görevde bulunmuştur. İmhotep antik Mempis kentinde, kendinden sonraki nesillere Tıp eğitimi vermek üzere bir Tıp Okulu kurmuş, bu okul tarihte Tıp eğitimi veren ilk kurum olmuştur. İmhotep özellikle tıp alanında yaptığı çalışmalarla  çağın ötesinde bir bilim adamı olduğunu göstermiştir.

İmhotep, Üstün ve kıvrak zekası nedeniyle, kendisinden sonra gelen nesiller tarafından Tanrı olarak tapılmasına sebep olmuştur. Mısırlılar İmhotep'e Sağlık Tanrısı Pat'ın oğlu olarak tapmışlar ve bu tanrısallaştırma yüzyıllar boyu devam etmiştir. 19. yüzyılın başlarında yapılan kazılarda İmhotep'in gerçekten yaşadığı tespit edilmiştir.

Azize Kabul Edilmeyen Arjantin'in Annesi Eva Peron

1919 yılında dünyaya gelen Eva Peron, radyo ve film sektöründe hızla yükselir. Kısa zamanda Arjantin'in en büyüleyici ve etkileyici kadınlarından Biri haline dönüşür
Daha sonra Evlendiği Albay Peron'un,  Cumhurbaşkanı olmasında da etkili olur.
Eva Peron, yoksullara yaptığı yardımlar, kadın hakları için aktif anlamda çalışması ve siyasetin içerisinde yer almasıyla halkın sevgilisi olmuştur.
Eva Peron, çocuklar için çok Sayıda yardım kampanyaları düzenlemiş, fakir halka yiyecek ve ilaç yardımlarında bulunmuştur. Eva Peron, 1952 yılında 33 yaşında meme kanserinden vefat etmiş ve ardından onun için üzülen bir Arjantin bırakmıştır.
Ölümünün ardından Arjantinliler Vatikan'a mektuplar yazarak, Eva Peron'un azize ilan edilmesini talep etmişler, ancak bu talepleri kabul görmemiştir.
Bazıları Eva Peron'un mucizeleri olduğuna inanmış ve anlatılan hikayeler, dilden dile yayılmıştır. Bugün hala Arjantin'de Eva Peron mihraplara yerleştirilmiş ve yoksulların kabul edilmemiş azizesi olarak tanrısal bir varlık olarak görülmektedir.
Madonna'nın​ Don't Cry For me Argentina kendisi için yapılmıştır.
Geçtiğimiz yıllarda BBC Eva Peron'un ölümü ile ilgili şüphelerin olduğu şeklinde bir haber yapmış ve bu durum Eva Peron hakkında komplo teorileri üretilmesine sebep olmuştur.

İmza Gönderen Tanrı Prens Philip

İngiltere'nin meşhur kraliçesi Şu an hala görevinin başında bulunan 2. Elizabeth'in kocası, Yunanistan ve Danimarka Prensi Andrew'in oğlu Prens Philip , yakın zamanda devlet işlerinden emekli olmuştur. Peki Prens Philip'e kim tapıyor derseniz yine karşımıza bir kargo kültü çıkmaktadır.

Vanatulu yerlileri 1960'larda Prens Philip'in duvarda resimlerini görünce aradıkları tanrının Prens Philip olduğunu sandılar. Çünkü Vanatulu yerlilerinin inancına göre Dağ Tanrısı uzak bir diyarda güçlü bir kadın ile evlenecekti. Aynı zamanda Dağ Tanrısı,  beyaz tenliydi.
1960'larda Belkide dünyanın en güçlü kadını da 2. Elizabeth'ti. Bu sebepten Vanatulu yerlileri Prens Philip'e dağ Tanrısı olarak tapmaya başladılar. Kısa zamanda bu olay popüler oldu ve Philip'in dikkatini çekti. Prens Philip daha sonra Vanatulu yerlilerine imzalı fotoğraflar, hediyeler ve belgesel ekibi de yollamıştır.
Yani Vanatulu yerlileri tanrılarından imza alan bir halk olmuştur. Prens Philip tarafından Yollanan hediyeler Vanatulu yerlileri tarafından el üstünde tutuluyor ve tapılıyor. Yerliler, Dağ tanrılarının yani Prens Philip'in tekrar son bir kez döneceğine inanmaktadır. Ancak daha bu kehanetleri daha gerçekleşmemiştir. Prens Philip, Vanatulu yerlilerinin bulunduğu​ adayı daha ziyaret etmemiştir.

Prens Philip bu sebepten Belkide Tanrı Olduğu Zannedilen en ilginç Gerçek İnsandır.

Tanrı Olduğu Zannedilen 6 Gerçek İnsan Reviewed by Tarihi Gerçekler ve Komplo Teorileri on 10:35 Rating: 5

1 yorum:

Tüm Hakları Saklıdır Tarihi Gerçekler Ve Komplo Teorileri © 2014 - 2015
Bu Site Tarih Komplo Tarafından Desteklenmektedir.

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Tarihi Gerçekler Ve Komplo Teorileri. Blogger tarafından desteklenmektedir.