Top Ad unit 728 × 90

II. Abdülhamit Döneminde Çin'e Gönderilen Heyet-i Nasiha

d

Sultan II. Abdülhamit, dünya üzerindeki gelişmeleri yakından takip eden ve hemen hemen her coğrafyada ki gelişmeleri yerinde analiz ettirerek bilgi sahibi olan ve buna göre Politikalar üretebilen çok yönlü bir padişah olmuştur. Sultan 2. Abdülhamid'in izlerini Amerika İspanya Savaşı gibi Batı dünyasının önemli bir olayın da görebileceğiniz gibi, doğuda Çin'de yaşanan Boxer İsyanı ve bu isyana bazı batılı devletlerin müdahalesinde yaşanan sıkıntılar üzerine gönderdiği, Heyet-i Nasiha yani nasihat heyeti ile de görmekteyiz.

Boxer İsyanı'nın Çıkışı


Çin tarihi ve toplumu köklü bir medeniyete sahiptir. Çin ülkesinin genel olarak tarih boyunca Mançu hanedanı hakim olmuş ve hanedanın sürekliliği için Çin halkına çok sıkı yasaklar koymuştur. Mançu nüfusunun her daim Egemen olması için, farklı hanedanlardan kişiler ile evlenmesinin yasaklanması ve Çin halkının kuzeye yerleşmesi gibi sıkı yasaklar uygulanmıştır. Çin'in kendi içerisindeki Mançu hanedanlığının egemenliğini sürdürmesi için yaşanan iç çatışmalar tehlikeli gibi görünse de Çin Devleti için asıl tehlike batıdan gelmiştir. Moğollar'ın Çin üzerinde hakim olmasının ardından iki üç Asır sonra 1727 yılında Rusya, Çin'de Amur Nehri sınırı konusunda anlaşmazlık yaşamış ve yaşanan çatışmalar sonucunda Rusya, Çin' den bazı imtiyazlar almıştır.

Daha sonra ise batılı sömürgeciler bölgeye gelmiş ve İngiltere, Fransa, Amerika Birleşik Devletleri 19. yüzyıldan itibaren özellikle ticari konularda Çinliler üzerinde Hakimiyet kurmuşlardır. Avrupalı sömürgeciler ve ABD, Çin'in ticari kaynaklarını süpürürken ülke sürekli borçlandırılmıştı. Bunun üzerine Çin halkında batılı devletlere karşı bir antipati oluşmuş ve ufak direniş hareketleri, batılı devletler tarafından sert biçimlerde bastırılmıştır.

1856 yılında Çinlilerin, İngiliz Bayraklı bir gemiye el koyması üzerine İngiltere ve Fransa, Çin'e ortak asker çıkarmıştır. Lorcha Savaşı isimli Bu mücadele sonucunda İngiliz ve Fransız ordusu Pekin'e kadar ilerlemiştir. Ardından savaşın sonunda müttefik devletler kapitülasyonların yani ticari imtiyazların sınırlarını daha da genişletmişlerdir. Özellikle İngilizler, Çin yasalarına tabi olmadan kendi konsolosluklarında yargılanmaları gibi geniş haklar elde etmiş ve Çin ticaretinin % 65'i İngiltere kontrolüne geçmiştir. Ayrıca Batılılar, aynı Amerika ve Afrika Kıt'asında yaptıkları gibi ülkede misyonerlik faaliyetlerine başlamış ve bu da Çin toplumunda ki kültürü etkilediği gerekçesiyle sert tepki görmüştür. Çin'de artan Avrupalılara karşı nefret duygusu, 1900 yılında Boxer isyanına dönüşmüştür.

Çin kuzeyden Rusya'nın baskısı, ülke içinde ve limanlarında batılıların ticari hegemonyası, doğusunda ise Japonya'nın Mançurya üzerindeki emelleri sebebiyle, dört taraftan çevrilmiş durumdaydı. Bu sırada ülke içinde kurulmuş bir gizli örgüt fitili ateşleyecekti. Aslında Mançu hanedanının diktatör rejimine karşı, gizli bir hareket olarak kurulan Boxer isimli gizli örgüt, kısa süre içerisinde genişleyerek Hedef olarak ülke içine değil, yönünü Ülkeyi sömürmeye gelen batılılara çevirmiştir.

Boxer İsyanı'nın ilk hareketi Kuzey Çin'de başlamış ve burada 250 kadar misyoner ve Tüccar, Boxer tarafından katledilmiştir. Olaylar Çin'in başkenti Pekin'de, büyük gösterilere dönüşmüştür. O dönem Çin' in güçlü imparatoriçesi Tzu Hsi de yabancı düşmanıydı ve Boxer ayaklanması sırasında yabancıların katledilmesi emrini verince, Boxer İsyanı büyüyerek Alman büyük elçisinin linç edilmesi ile boyut atlamıştı. Çin'deki batılılar kendi konsolosluklarına sığınmış ve 2 ay boyunca kendilerini Çinlilerden savunmak zorunda kalmışlardır. Çinliler batılıların kafalarını kılıçla uçurmak suretiyle katlediyor, bilhassa misyonerler ve aileleri seçiliyordu.

Batı da geniş Yankı uyandıran Boxer isyanının ardından Alman kayzeri Wilhelm, Çin'de çıkarı bulunan Amerika ve diğer Avrupa devletleriyle ortak hareket etmeye çağırmıştır. Japonya, Fransa, Rusya, Almanya, İngiltere, Amerika ve Avustralya'nın askerleri toplanarak 20.000 kişilik bir askeri güçle, Çin'de meydana gelen ayaklanmayı bastırmak için hareket etmişlerdir

Sultan Abdülhamid ve Çin


Boxer isyanı olayları devam ederken özellikle İngiliz Times ve bazı Avrupalı gazeteler, Sultan Abdülhamit'in Boxer isyanını desteklediğini iddia etmişlerdir. Aslında bu iftiranın amacı farklıydı. Batı dünyası tarafından sevilmeyen Sultan II. Abdülhamid'ın itibarını sarsma yolunda Kara Propaganda yapmaya başladılar. Bu yalan Propaganda girişimi, Sultan'ın halifelik makamını kullanarak Çinli Müslümanları isyana körüklediği iddiasına kadar ulaşmıştı. Bunun üzerine Sultan Abdülhamit başta Londra' daki elçilik olmak üzere Avrupa'daki diğer Osmanlı büyük elçilerini, bu ifadeleri yalanlamaları emrini vermiştir. Sultan Abdülhamid ile iyi ilişkiler içerisinde olan Alman kayzeri Wilhelm, Boxer İsyanında yatıştırıcı etkisi olması ve bölgedeki Müslümanlar üzerinde halifelik makamının devreye sokulması için Sultan Abdülhamit'ten ricada bulunmuştur. 

Zaten Sultan Abdülhamid de Çin bölgesinde etkisi bulunan bir padişahtı. Doğu Türkistan'da 1865 ve 1877 yılları arasında bağımsız bir devlet kuran Yakup Bey, Sultan Abdülaziz'e Elçi yollamış ve kendisini halife olarak tanıdığını belirtmiştir. Daha sonra da Doğu Türkistan'da bu devirden itibaren Sultan Abdülhamit adına Bayram ve cuma namazlarında hutbe okunmaya başlanmıştır. yaklaşık 3 milyon civarında bir nüfusu olan Çin Müslümanları gözünde, Osmanlı İmparatorluğu İslam aleminin lideri idi. Sultan Abdülhamit, Kayzer Wilhelm'in teklifine olumlu karşılamış, bunun Batı dünyasında oluşturulmaya çalışılan kötü imajın gidereceğini düşünüyordu.

İlk etapta Boxer ayaklanmasının bastırılması amacıyla Sultan'dan asker talep edilmiş, fakat Osmanlı İmparatorluğu cevaben asker göndermenin Çinli Müslümanlar ile olan muhabbeti sarsacağı gerekçesiyle olumsuz bir durum yaşanmaması açısından asker göndermeyi reddetmiştir. Ardından sadece Çin'de yaşayan Müslümanları isyandan uzak kalmaları konusunda Telkin amacıyla Mirliva Hasan Enver Paşa başkanlığında bazı din adamlarının da katılacağı, Bir nasihat heyetinin oluşturulup Çin' e gönderilmesi karara bağlanmıştır. Heyetin lideri olarak ünlü şair Nazım Hikmet'in dedesi Hasan Enver Paşa bulunuyordu. Hasan Enver Paşa, Çin'in öncesinde de önemli bir devlet adamlığı yapmıştır. Yaklaşık 6 dil bilen, dünyanın çeşitli yerlerini gezen Hasan Enver Paşa, Amerika İspanya Savaşı sırasında Küba'da bulunarak gözlemcilik faaliyetlerinde bulunmuştur. (Ayrıntılı bilgi için bakınız Abdülhamit Amerika İspanya savaşı)

Söz konusu nasihat heyeti Boxer İsyanı'nın çıkmasından yaklaşık bir yıl sonra 23 Nisan 1901 yılında, Süveyş kanalına ulaşmış ve ilk olarak Singapur varmıştır. Singapur'da Müslümanlar ile temasa geçmiş ve burada çok iyi ağırlanmışlardır. Mayıs 1901 yılında Şangay Limanı yani Çin'e varmıştır. Burada İstanbul'da Çince tercüme edilip çoğaltılan iyi niyet dilekleri içeren metinler dağıtılmıştır. Heyetteki üyeler, ülkedeki Müslümanların bu tür olaylara ve isyana katılmasında halifenin rızasının olmadığını, bölgede bulunan ve önde gelen Müslüman din adamlarına aktarmışlardır.

Zaten halihazırda Çinli Müslümanlar Boxer isyanını iştirak etmemişlerdir. Hatta çoğunun isyanda ölüm tehlikesi yaşayan batılıları evlerinde sakladıkları ve yardım ettiği görülmüştür.

Heyet-i nasiha Çin'deki Müslümanlar arasında gayet sıcak ve olumlu karşılanmıştır.  Osmanlılar hem Çin'deki Müslümanlar ile olan muhabbetin arttırmış, hem de batılılara gerektiğinde Osmanlı İmparatorluğunun ne denli böyle hayati konularda rol oynayabileceğini açık bir şekilde göstermiştir. Çin'e giden Osmanlı Heyet-i nasiha, Haziran 1901 ayında Rusya üzerinden İstanbul'a geri dönmüştür.

Boxer isyanı ise müttefikler tarafından kanlı bir şekilde bastırılmıştır. Çin yüksek meblağ tazminat ödemeye mahkum edilmiş, olayların sonucunda Mançu hanedanının sonunu getiren olaylar başlamıştır. Çin'in politik durumunun zayıflaması üzerine Japonya ve Rusya'nın bölgeye nüfus edeceğinden korkan İngilizler, Özünde Batı düşmanı olan imparatoriçe Tzu Hsi'nin yönetimde kalmasını, reformlar yapmak koşuluyla onaylar. Ancak Çin içindeki Mançu yönetimine karşı ayaklanmalar artarak devam etmiş ve 10 Ekim 1911 yılında başlayan son ayaklanma başarıya ulaşmıştır. Kalkışmanın başında yer alan Sun-Yat-Sen, Aralık 1911 yılında Mançu hanedanını lav etmiş, Ocak 1912 yılında Çin Cumhuriyetinin kurulduğunu ilan ederek, Çin'in ilk cumhurbaşkanı olmuştur.

Yararlanılan kaynak: Avrupa Tarihi Önder Kaya
II. Abdülhamit Döneminde Çin'e Gönderilen Heyet-i Nasiha Reviewed by Tarihi Gerçekler Ve Komplo Teorileri on 10:15 Rating: 5
loading...

Hiç yorum yok:

Tüm Hakları Saklıdır Tarihi Gerçekler Ve Komplo Teorileri © 2014 - 2015
Bu Site Tarih Komplo Tarafından Desteklenmektedir.

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Tarihi Gerçekler Ve Komplo Teorileri. Blogger tarafından desteklenmektedir.